Etiket arşivi: At

Prenses ve Şovalyeler

Bir padişahın kızına birbirinden güçlü, birbirinden kuvvetli birbirinden zeki üç şovalye taliptir. Padişah kızını kime vereceğinde kararsızdır. Belli bir süre sonra padişah bir yarışma yapmaya karar verir.Padişah  şovalyelerden  atları ile belli bir mesafede yarışmasını ister. Padişah şovalyelere “hanginizin atı en geride kalırsa kızımı ona vereceğim” der. Bu duruma göre kızı almak için hiçbir şovalye atını sürmeyecektir. çünkü geride olan kızı alacak. Ama bu gidişlede yarış başlamayacaktır. Bu şovalyeler nasıl bir yol izlemeliler ki yarış başlasın?

At Yarışı

İlginç bir at yarışı yapılıyor. Yarışın ilginçliği şurada ikramiyeyi sonuncu gelenen atın sahibi alacak. Yarışa 2 at katılır. Start verilir ancak jokeyler atları sonuncu gelmeleri için hareket dahi ettirmezler.Aradan yaım saat geçer. Seyirciler iyice sıkılmaya başlar. Yarışı düzenleyen adam jokeyleri yanına çağırır ve birşeyler söyler, daha sonra jokeyler hızlıca atlara biner ve finişe doğru ilerlerler. Adam jokeylere ne söylemiş olabilir:?

Satranç Tahtasında Yazı Tura Oynamak

Dibi tam olarak  bir satranç tahtası şeklinde  olan bir küpün içine madeni para atılıyor, her karenin Boyutları 4*4 cm ve atılan  madeni paranın çapı 3 cm olsun.. atılan paranın çizgileri kesmemek üzere beyaz karelerde olması ve
tura gelmesi ihtimali nedir ?

Soruda aklımıza takılabilecek konular :

Satranç tahtası 8*8 karelerden oluşur yarısı siyah yarısı beyaz.

Kareleri oluşturan çizgileri çok ince kabul edin toplam alan hesabında ihmal edin.

Atılan bütün paralar zemine yapışıyor yani dik vaziyette kalan para olmuyor.

Para çizgiyi kesemez ama teğet durumları kabul ediliyor.

Albert Einstein’in Sorusu

KURALLAR :
1) Beş farklı renkte beş ev var,
2) Her evde beş farklı ülkeden birer kişi oturuyor,
3) Bu evlerde yasayan kişiler;
– Farklı marka içki içiyor
– Farklı marka sigara içiyor
– Farklı cins hayvan besliyor,
4) Sigara, içki ve hayvanların hiçbiri aynı cins değil.

VERİLEN BİLGİLER :
1) İngiliz kırmızı evde yaşıyor.
2) İsveçli köpek besliyor.
3) Danimarkalı çay içiyor.
4) Beyaz evin solunda yeşil ev var.
5) Yeşil evin sahibi kahve içiyor.
6) Kuş bakan kişi Pall Mall marka sigara içiyor.
7) Sarı evin sahibi Dunhill marka sigara içiyor.
8) Tam merkezdeki evde yasayan kişi süt içiyor.
9) Norveçli ilk evde oturuyor.
10) Kedi besleyen kişinin evinin yanındaki evde oturan kişi Blend marka sigara içiyor.
11) Dunhill marka sigara içen kişinin evinin yanındaki evde oturan kişi at besliyor.
12) Blue Master marka sigara içen kişi aynı zamanda bira içiyor.
13) Alman Prince marka sigara içiyor.
14) Mavi evin yanında oturan kişi norveçli.
15)
Su içen kişinin komşusu Blend marka sigara içiyor.

SORU : Balığı besleyen kimdir?

Bu Resimde Kaç At Var ?

Beylik’ten Devlet’e (Osman Gazi Devri 1299-1324)
Osmanlı Devleti’nin kurucusu ve ilk sultanı Osman Bey, Ertuğrul Gazi’nin oğludur. Osmanlı’nın diğer beyliklere göre Hıristiyan araziye komşu olması çok önemli bir avantaj sağlamış, onları kısa sürede büyük imparatorluk durumuna getirmiştir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda dervişlerin büyük katkısını gören Osman Bey, bu nedenle Bursa ve çevresindeki birçok araziyi dervişlere verdi. Kendisi de, bölgenin en önemli dervişi iznik escort olan Şeyh Edebali’nin kızını aldı. Bizans topraklarında yaptıkları savaşlarla zenginleşen Osman Bey; Karacahisar, Yarhisar, İnegöl’ü aldı. 1302 yılında Yenişehir’i devletin merkezi yaptı. İznik ve Bursa’yı kuşattı ancak alamadan yaşamını yitirdi. Vasiyeti gereği Tophane’deki Gümüşlü Kubbe’ye (Saint Elia Manastırı) gömüldü. Ölümünde özel mülkü olarak çok az malı çıkmıştı. Osman Bey 1308 yılında Bizans tekfurlarının birleşmiş ordularını Dimboz/Erdoğan köyü yakınlarında perişan edince, Bursa önlerine gelmişti. Bu tarihten sonra Bursa’yı kuşatarak gözlemek amacıyla biri Kükürtlü Hamamı karşısında, Ak Timur’u komutasında, diğeri eski Mollaarap Okulu yerinde, Balaban Bey komutasında iki kule yaptırmıştı. Bursa’nın arkasını güvenlik altına almak sex hikayeleri için 1325 yılında Orhaneli Kalesi fethedilince tekfur çaresiz kaldı. 6 Nisan
1326 tarihinde Bursa’yı Orhan Bey’e teslim etti. Böylece Bursa, bir bakıma kılıçla değil, “vire” olarak anılan biçimde teslim yoluyla Türklerin eline geçmiş oldu.
O dönemlerde top ve tüfek olmadığından kaleleri düşürmek için kullanılan en önemli savaş taktiği kaleleri kuleler vasıtasıyla gözetim altına tutarak giriş ve çıkışı engellemekti. Böylece kale halkını aç bırakarak, suyunu keserek kentler kan dökmeden ele geçiriliyordu. Bursa’nın ele geçirilmesinde de “vire” denilen bu metot uygulanmış, aç ve susuz kalan halk tekfura karşı ayaklanmış ve şehir kan dökülmeden Osmanlılara teslim edilmişti. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in oğlu ve devletin ikinci sultanı Orhan Bey, 1320 yılında babasının vekili oldu. 1321 yılında Mudanya’yı, 6 Nisan 1326 tarihinde ise Bursa’yı fethederek 1324 yılında tahta geçti. Bizans ordularını 1329 yılında İstanbul yakınlarında Pelekanon’da yendi. 1331 yılında İznik’i teslim alan Orhan Gazi Osmanlıların başkentini 5 yıl süre ile İznik’e taşıdı.
1353’te Bizans’taki iç buca escort karışıklıklardan faydalanan Orhan Gazi, Gelibolu’da Çimpe kalesini aldı. Gelibolu’ya geçip tüm Marmara kıyıları ile Tekirdağ’ı ele geçirdi. Devletin temellerini oluşturan ilk yasal düzenlemeleri yaptı. Orduyu düzenledi. Vergi yasaları getirdi. İlk kez kendi adına para bastırdı. Bilecik tekfurunun kızı Nilüfer Hatun ile Asporça ve Bizans İmparatoriçesi Thedora’yı eş olarak alan Orhan Gazi, kentte hızlı bir imar çalışması başlatarak sur dışına taşan kentin çekirdeğini oluşturan cami, hamam, köprü, çeşme, darphane, medrese gibi birçok anıtsal eseri yaptırdı. Orhan Bey’in oğlu olan I. Murat, Lala Şahin Paşa’nın yanında yönetim ve savaş dersleri aldı. 1340 yılında Bursa Sancakbeyi; ağabeyi Süleyman Paşa’nın 1359 yılında vefatıyla da Rumeli ordusunun kumandanı oldu. 1360 yılında tahta geçti. 1362 yılında Edirne’yi fethederek devlet merkezini buraya taşıdı. 1364 yılında, Balkanlar’daki Haçlı ordusuyla yaptığı Sırp Sındığı Savaşı’nı kazanarak büyük ün iznik escort saldı. Osmanlı akıncıları Adriyatik denizine dayandı. 1389 yılında, I. Kosova Savaşı sonrasında şehit edilerek yaşamını yitirdi. Bu nedenle Gazi Hüdavendigâr lakabıyla anılmıştır. Mezarı Çekirge’de, adını taşıyan türbesindedir.